AİDİYETLER ..
Amacın sadece yeni nesil üretmek için bir araya gelmek olması gerekirken, biz maddi ve manevi her konuda hayat arkadaşlığı anlamı bahşetmişiz. Aslında teorik olarak çok insani gözüküyor. Ama hayat biraz farklı biliyorsunuz. Bir sebepten çıkan -dünyamız için çok lüks olsa da- anlaşmazlıklar ayrılmaya yetmeyebiliyor. Örneğin aynı keyfi alamıyorsak hayattan, birbirimizin gülümsediği ya da heyecanlandığı şeyleri anlayamıyorsak istemeden de olsa.. ama seviyorsak yine de birbirimizi ayrılamayacağımızı biliyorsak ne yapmalı?
Perihan mağden 'size yük olan şeyleri size kaybettireceklerini düşünmeden atın gitsin' demişti 'bahar temizliği ile beraber'.
Sadece o da değil mesela aile ile ilişkilerimiz, ailenizi sevsen de hiç bir konuda hemfikir olmayışınız mesela. Başkasında görseniz, seçmeme özgürlüğünüzü kullanıp belki hiç konuşmayacağınız. Ama biliyorsunuz sizi seviyorlar. Sevmeyi de atlayalım hadi onu da geçelim, sizi sevmemeleri demeyelim ama diğer anne-babalar gibi değil birşeyler eksik o bağlamda da ama bu sefer de yıllar var sizi yetiştirdikleri. Tek bir bağla bağlı değil aile ilişkileri de ..silip atılmaz. Kendi geçmişinizi silip atmak gibi.. kısa yaşamında bir aidiyet istiyor insan. Ölümsüz olsaydık belki ayrılıklar o kadar koymazdı sonsuz zaman sonra tekrar görüşme ihtimalimizi bildiğimiz için.. İnsan kızsa da, sevmek sevilmek korumak korunmak istiyor. Bazen aramızda yalnızlığı tercih edenlerimiz olsa da arıyorlar gibi geliyor o sıcaklığ bedellerini bile bile. Çünkü imkansız değilse bile çok zor aidiyetini hissedeceğin kişiyle aynı zaman da dost olmak. Ve böyle yalan dolanla dolu kan revan içinde bir dünyada bunlar çok lüks gözüküyor..
19 Ağustos 2008 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)



0 yorum:
Yorum Gönder