<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707</id><updated>2012-01-17T03:44:28.575+02:00</updated><category term='tiyatro'/><category term='adanın dünyası'/><category term='Gündem'/><category term='Kitap'/><category term='Müzik'/><category term='havva&apos;dan'/><category term='Sinema'/><title type='text'>yeniden muhalefet</title><subtitle type='html'>DÜŞÜNCELERİN KARMAKARIŞIK OLDUĞU, MUHALEFETİN YAPILMADIĞI BU GÜNLERE İNAT YENİDEN MUHALEFET HERŞEYİ BURADA PAYLAŞACAK!!</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>redeucalptus</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-BTCE0Hm9GnY/TiLffjgL1AI/AAAAAAAAAOY/JerqTmL23CI/s220/php9vkaP2PM.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>22</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-1753599544154626972</id><published>2010-11-15T11:07:00.003+02:00</published><updated>2010-11-18T10:29:48.287+02:00</updated><title type='text'>İngilizce Sitesi</title><content type='html'>www.xingilizce.com&lt;br /&gt;www.xingilizce.com/sozluk&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.xingilizce.com"&gt;&lt;br /&gt;ingilizce öğrenme&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-1753599544154626972?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/1753599544154626972/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=1753599544154626972' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/1753599544154626972'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/1753599544154626972'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2010/11/blog-post.html' title='İngilizce Sitesi'/><author><name>Şükrü Sencer Öztürk</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-6207143523548355003</id><published>2008-08-27T15:58:00.005+03:00</published><updated>2008-08-27T16:37:54.257+03:00</updated><title type='text'>Flash haber: Özel hastanede 1 saat</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SLVQG_Uf_jI/AAAAAAAAADE/fqCMyQdXy4Q/s1600-h/p_0454_o.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5239181822522293810" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SLVQG_Uf_jI/AAAAAAAAADE/fqCMyQdXy4Q/s320/p_0454_o.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; (şekil bir)&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Gerçek bir hikayeden (benim hikayemden!!) aktarılmıştır.&lt;br /&gt;Evimize beş dakika uzaklıkta şöyle bir mekan var. (bkz şekil 1) Adı ACI BADEM. Birkaç yıl önce açıldı. Babam bankada çalıştığı için, benim ayrıca özel sigortam da var. (Bazılar şanslı doğar) ve böylece her sene beleşe diş bakımı yaptırma hakkım var. Daha önce de, benzer sebeplerle özel hastaneye gitmişliğim vardı:Bursa'nın meşhur Özel Konur Hastanesi. Ama o zamanlar o hastanenin özel olduğunu bilmeyecek kadar küçük ve saftım. Belki özel değildir bile. Ben ne bileyim ilkokuldayken.. Özeli biricik anlamnda zannettiğim yıllar işte .. laf olsun diye dişime bakılacaktı işte. 2 yldır dişçiye gitmiyorsanız, gitmek de lazım aslında. Hele hele de kolay taş yapan dişleriniz varsa. Aslında taşlanmış dişin, şimdiye kadar bir zararı olmamıştı bana. Benimki sadece okul öncesi bahar temiziliği. Telefondan önce randevu almak gerekiyordu. Neyse telefonu açan kadın hangi gün ve saat uygun olduğumu sorduktan sonra istediğiniz bir doktor var mı diye sordu. Bir an öyle şımardım ki hiçbir doktoru tanımadığım halde biraz da bu tatlı muhabbet uzasın diye hangi doktorlar var diye sormak gafletinde bulundum. Telefondaki kadın İnci hanım ..vs diye saymaya başladığında neyseki utanarak hemen toparladım . Cebime bir gün önce hatırlatma mesajı çekeceklerini söyledikten sonra bitirdik bu tatlı muhabbeti.&lt;br /&gt;Beklenen salının 9'u geldi. Hastane gerçekten çok görkemli. (bakınız yine şekil 1) Katedraller gibi tek farkı burda kendiğinizi olduğunuzdan küçük değil, büyük hissettirmeleri. Herkes de güler yüzlü, tabi ben biraz ulan paramız olmasa kapıdan kovarlardı, yapay bunlar yapay modundaydım başta. Ama insanın hoşuna da gidiyor tabi. Hayata bir kez gelmişiz. Ona da asık suratlı insanlar diyarında..&lt;br /&gt;Neyse diş sağlığı merkezini ararken bir kafetarya keşfettik. Hasta olun olmayın yolunuz Bursa'ya düşerse mutlaka uğrayın. Çok klastı. Terası da varmış. Hayranlıkla oradan ayrıldıktan ve son model asansörlerimize bindikten sonra diş hekimimizi bulduk. Hekimi beklediğimiz kısa süre içerisinde çapulcu mantığıyla bir sürü broşür topladım. Sonuçta hastaları hangi hastalıklarla bilinçlendirdikleri (ya da korkuttuklarını) öğrenmek gerek. Sonuçta iki yıl sonra uzmanlıklardan biri seçilecek ve geleceğin mesleklerini bilmem yerinde olur. Ben şöyle gözünüze 2 ayda bir baktırmazsanız aniden kör olursunuz tarzı şok şk şok başlıklar bekliyordum gerçi. Arkadaşlar, yok öyle şeyler.. henüz. Okumadım zaten çünkü hiç beklemediğim sıram gelmişti bile. Tatlı bir kadın hekim karşladı beni. Nasılsın iyi misin kaç yaşındasın aaa daha genç gösteriyosun muhabbetlerinden sonra annemlere de hal hatır sorunca ve bu muhabbet sardıkça -bu arada benim dişimi oymaya başlayınca- klasik tıp eğitimi görmekte olan ben, annemleri kibarca odadan kovdum. Bana göre doktoru fazla rahatsız etmemek, doktorun da dozunda geyik yapmak durumu vardı. Bir kere acıbadem yetkililerine burdan söylemeliyim ki, bu da hastanın psikolojisine ters. Bir an sanki doktor dişime yeterli ilgiyi göstermiyor gibi hissetmiştim. Neyse işin en güzel yani, hoşbeş sırasında, dişçiden korkan ve itiatlı koyun gibi sinmiş olan bana diş taşının neden oluştuğunu neden neden neden...vs anlattı. O şımarttıkça zaten soru sormaya meraklı olan ben ,aletini çalıştırmadığı anlarda soru sordukça sordum. Bazen o gerginlikle cevabı duyamadım ama hırsla sormaya devam ettim. Bu arada tabi benim yatarkenki konumuma uygun bir şekilde konulmuş plazmamdan Gülben Ergen ve benzerlerini dinliyordum. Neyse işte böyle zaman zamanı kovarlarken, arada öğürür ve bilgi kaparken hekimimiz her ihtimale karşı kafama radyasyon almama karar verdi.Çürük neym var mıymış diye.. Benim gibi bir hastada buna gerek varsa.. Neyse doktora saygı dedik, müşteri değiliz, işin uzmanına güvenmeliyiz dedik sustuk. Ayrıca merak duygusu.. aylar yıllar var ki radyasyon almamıştım. Neyse zaten bizim sigorta bunu da karşılıyormuş. Galiba sigorta karşılıyor mu diye sormak adetten burda. Neyse alt kata indim olmayan sıramı beklerken bekleme salonu plazmasında robot hekimlerden bahsediyordu. Neyse gittim, geldim, hekimime filmi gösterdim. Bir çürük taslağı gördü. Bişeyler yapmak için (dolgu?çekim?) tekrar gel falan deyince hocam ben kaçıyorum İzmir'e 2 3 gün içinde dedim artık taslaklıktan çıkınca uğrarız dedim. O da gel bakayım bir daha bakalım dedi ve bu sefer tek dişime bir doz daha radyasyon verdi. Dikkat edersem çürük büyümezmiş vs dedi ama bu sefer de 20'lik dişinin geleceği karanlık çekilmesi gerek dedi. Ben bir kez vaktinde sağlam dişimi çektiklerinden dolayı diş hekimleri, çekimleri (ve onların hırslarından ) müthiş korktuğumu hatta bizim tıpta buna bir isim verildiğini ama şimdi bunu unuttuğumu söyleyip kaçmak istedim. İyi dedi hekim bu seferde 'anestezi vererek çekeriz dişini, hiç merak etme, ..' Bir kere girmiştik bu yola kaçış yoktu.. &lt;strong&gt;Acıydı, çok acıydı..&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-6207143523548355003?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/6207143523548355003/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=6207143523548355003' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/6207143523548355003'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/6207143523548355003'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2008/08/zel-bir-hastanede-1-saat.html' title='Flash haber: Özel hastanede 1 saat'/><author><name>ada</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08422062276529333669</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SLVQG_Uf_jI/AAAAAAAAADE/fqCMyQdXy4Q/s72-c/p_0454_o.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-4892360036311346865</id><published>2008-08-22T14:51:00.007+03:00</published><updated>2008-08-22T22:04:16.335+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;EŞEĞİN FİKRİ-2005&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SK6ow2qOYvI/AAAAAAAAACs/ovvbRjQ0k4o/s1600-h/images.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5237308973938270962" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SK6ow2qOYvI/AAAAAAAAACs/ovvbRjQ0k4o/s200/images.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Ferhan Şensoy sinirlidir, ukaladır, dobradır, gizlisiz saklısız küçümser, insanlarınn çoğunu salak bulur çünkü, çoğumuzdan pek hazzetmez. Çıkarcılığından değil tabi ki -özgüven fazlalığından- bir şeyi kendi yapınca iyi, başkası yapınca kötü olabilir mesela. Bazen kendine aşırı öz güveni etkileşime (gelişime) kapalı olmasına ve bazen -kanmca-gereksiz kitap doldurmasına da neden olmuşsa da ('ingilizce bilmeden hepinize I love you' kitabı gibi) yine de benim gözümde en iyi söz cambazımız odur. Bilmiyorum, belki böyle bir yetenek ancak böyle bir kişilikle beraber olmalıdır. Ayrıca tiyatronun dışlandığı günümüzde, hala üretkenlikle birşeyler yapıyor olması , küsmüş sinmiş bir şekilde oturmak yerine kızgın olması bizim açmızdan daha tercih edilebilir özelliklerdir. Çetin Altan'ın dediği gibi, sözüm meclisten dışarı memleketin züppelere de ihtiyacı vardır. Züppeler halk dalkavukluğu yapmazlar çünkü. Ayrıca ne mutlu bize ki, özgün oluşuyla günlük monotonluk duygusundan birazcık da olsa kurtarır bizi, sinapslarımızı esnetir.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Piposunu kemirtir insana bu İstanbul!..&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;ALINTILAR..&lt;br /&gt;&lt;em&gt;'Neyseki öbürlerinden farklı olmak için yaratılmış benim gibileri var ve iyi ki çoğunlukta değiller. Çünkü herkes benim gibi olsaydı, ben de herkes gibi olacaktım. Korkarım, kendimi çok daha yalnız, alıngan ve nezle hissedecektim.'&lt;br /&gt;'Işının kaynağı Özel halp dairesi olduğu için mi ışının kaynağı sorgulanmıyor?' (&lt;/em&gt;x ışınlarnı kaynağının bilinemmesi! hakkında yorumu)&lt;br /&gt;&lt;em&gt;'Her hasta biraz doktorundan çekinir. Doktor bunu bilir ve tadını çıkarır.'&lt;br /&gt;'Menderesin asılmasını hiç hoş karşılamayan Demirel, Deni&lt;/em&gt;&lt;em&gt;z Gezmiş' in asılmasını memleket için hayırlı bulmuştur. Kendisine bu sorular sorulduğunda;&lt;br /&gt;-Bakın ben size birşey söyleyeyim mi, diye girizgahladığı demagog ve dermojen tiradlarıyla konuyu saha dışına, kıtalar ötesine ve oradan uzaya fırlatmış, soruyu soranı unutur hale gelmiştir. O bu işin uzmanıdır.' &lt;/em&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SK6pTm2IkLI/AAAAAAAAAC8/nQ9HekheuEg/s1600-h/aa.jpg"&gt;&lt;em&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5237309570988675250" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SK6pTm2IkLI/AAAAAAAAAC8/nQ9HekheuEg/s200/aa.jpg" border="0" /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt;&lt;br /&gt;'-Ben kimim ulan?&lt;br /&gt;cümlesi&lt;br /&gt;-Sen kimsin ulan?&lt;br /&gt;cümlesi kadar kullanılmaz.&lt;br /&gt;-Kim lan bu herif ?&lt;br /&gt;cümlesiyse en çok kulllanılanlardan!'&lt;br /&gt;'Sürekli mutsuzluk ve koyu gri şikayet edebiyatı! Konumumuzdan ve bulunduğumuz yerden huzursuzuz. Olamadığımız yerde olacağmız zaman daha mutlu olacağımıza inandırmışız kendimizi.'&lt;br /&gt;'Artık savaşlarda bir yere bomba atılınca, hemen ardından ilkyardım çantaları, ilaç, vitamin ve beşbenzemeziyle dolu sağlık çantaları atılıyor. Yani savaştan savaş tüccarlar para kazanırken ilaççı niye kazanmasın diye düşünülerek geliştirilen yan savaş sanayi oluştu..&lt;br /&gt;-Lan, sen oraya bomba atmasan, pansumana ne gerek var?'&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-4892360036311346865?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/4892360036311346865/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=4892360036311346865' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/4892360036311346865'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/4892360036311346865'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2008/08/eein-fikri-2005-ferhan-ensoy-sinirlidir.html' title=''/><author><name>ada</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08422062276529333669</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SK6ow2qOYvI/AAAAAAAAACs/ovvbRjQ0k4o/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-2518031641192046840</id><published>2008-08-22T12:58:00.004+03:00</published><updated>2008-08-22T13:53:52.500+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='havva&apos;dan'/><title type='text'></title><content type='html'>AİLEMİZE BİR YAZAR DAHA KATILDI.ADI: H.A. =)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kast sistemi, m.ö. bilmem kaç yılında hint bilginlerinin dünyaya düzeni getirmek için kurdukları yapı. Tabi daha sonra dünya halkı bunu evirip çevirip insanın insanı sömürmesiyle eşitsizliğin hakim saldığı bir düzen kuracaktır ama biz ilk baştakine bakalım. Evet bu düzende bir sıralama vardır insanlar arasında. En altta sadece kendinden sorumlu olabilen halk,üstte esnaflar daha üstte askerler ve tabiki tepede yönetenler diye kaba bir hiyerarşi. Burdan bakınca aslında çarpıtılmaya çokda yatkın b&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SK6P1vKk7yI/AAAAAAAAACk/04DuT-nfdIs/s1600-h/antika_yesim_buda.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5237281570035134242" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SK6P1vKk7yI/AAAAAAAAACk/04DuT-nfdIs/s200/antika_yesim_buda.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;ir sistem gibi görünebilir. Ama bu sistemde yapılan bu aşağıdan-yukarı yukarıdan aşağıya olan sıralama insanların birbirlerine olan üstünlükleri yada ayrıcalıkları için konulmuş değildir. Tüm katlardaki bu insanlar eşittir. Zaten kast sistemini kurabilmek için de bu fikri özümsemiş bir insan topluluğunun olması gerek. İşte bu aşamadan sonra(hala merak ederim herkesin eşitliğini kabul eden bir toplum bulabildiler mi acaba?) insanlar arasındaki farklılıklar herkesin ait olduğu yeri belirliyor. Yani herkesin "farklı" ve "eşit" olduğu bir düzen.... Gelelim farklılığımıza, nereye ait olacağımızı nasıl bulacağımıza.Bunun adı Swa dharma.. Herkesin bir swa dharması var bu dünyada, yani hayatta en uygun nasıl yaşarız, hayattaki rolümüz ne. Evet bunu bulduktan sonra işte ben buyum diyerek elbetteki yaşayabiliriz. Ama sorunda burda başlamıyormu, en çetrefilli yol.Kaçımız hayattaki rolümüzü bulabiliyoruz, hem kendimiz hem dünya için en iyi olanını.Hint felsefeside tüm felsefeler gibi bireye dönüktür. Yani bir şekilde insanın kendi içine eğilip bakmasına, doğrusu yanlışıyla kendini tanımasına dayanır.Bir şekilde her şeyi kendi içimizde bulabileceğimizi söyleyen bir inanç var ortada. Belki doğrudur bu yol ama pratikte uygulananın bu olmadığı kesin. Gelelim yıllar önceki hindistandan gerçek dünyaya.Bizse şuan binlerce insanın swa dharmasını öss gibi bir sınavın seçtiği bir yerde yaşıyoruz.Yani hayatımıza ömrümüzün nasıl geçeceğine bir sınav karar veriyor.Tabi sadece bu da değil.İnsanın ne olduğunu ne istediğini düşünmeye bile fırsat bulamadığı bir 12 yıllık eğitim sistemi de var elimizde.Yıllardır&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SK6OE7rqomI/AAAAAAAAACc/IgDJjg_ixyk/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5237279632069927522" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SK6OE7rqomI/AAAAAAAAACc/IgDJjg_ixyk/s200/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; ezberlenmiş fikirleri beynimize sokan, düşünme eyleminin bir tek daha zor olan matematik sorusu için kullanıldığı bir sistem.İlk okuldan başlayan sınavlar hayatı bir büyük sıralama olarak gösterir ve senin değerin kaçıncı sırada olduğundur.Ee bu düşünce daha küçücükken girince kanına sende başlarsın bir üst sıra içn çalışmaya.Zaten herkesde senle aynı şeyi yaptığı için hayatta görecek daha çok şey olduğunun farkına bile varmazsın.Belki birtek tarih derslerinde mutlu olursun, ne de olsa Yüce türk milletinin şanlı tarihi anlatılır.Dünyayı nasılda titrettiğimizi görünce daha bir gaza geliriz, daha bir çalışırız o hep bizim hak edipde dış mihrakların (bunlar galiba dünyanın geri kalanı) bize vermediği yer için.Neyse hayat böyle akarken bir an gelir ve o muhteşem sınav gelip senin artık nereye ait olduğuna karar verir.. Apaçık ortada ki hayattaki rolümüzü bulamıyoruz.Belki de bu yüzden düzenlenmiştir bu düzen, kimse ne olduğu bilmesin ne için uğraştığını. En önemli fazla düşünmesin diye ( aman ha) böylece inansın bu düzenin böyle gelip böyle gidiceğine. Neticede içbir düşünceyi değişrirmek için uğraşmayan bir toplum kalıp geriye.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-2518031641192046840?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/2518031641192046840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=2518031641192046840' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/2518031641192046840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/2518031641192046840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2008/08/kast-sistemi-m.html' title=''/><author><name>ada</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08422062276529333669</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SK6P1vKk7yI/AAAAAAAAACk/04DuT-nfdIs/s72-c/antika_yesim_buda.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-288813819721495874</id><published>2008-08-19T20:24:00.003+03:00</published><updated>2008-08-19T20:42:03.801+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adanın dünyası'/><title type='text'></title><content type='html'>AİDİYETLER ..&lt;br /&gt;Amacın sadece yeni nesil üretmek için bir araya gelmek olması gerekirken, biz maddi ve manevi her konuda hayat arkadaşlığı anlamı bahşetmişiz. Aslında teorik olarak çok insani gözüküyor. Ama hayat biraz farklı biliyorsunuz. Bir sebepten çıkan -dünyamız için çok lüks olsa da- anlaşmazlıklar ayrılmaya yetmeyebiliyor. Örneğin aynı keyfi alamıyorsak hayattan, birbirimizin gülümsediği ya da heyecanlandığı şeyleri anlayamıyorsak istemeden de olsa.. ama seviyorsak yine de birbirimizi ayrılamayacağımızı biliyorsak ne yapmalı?&lt;br /&gt;Perihan mağden 'size yük olan şeyleri size kaybettireceklerini düşünmeden atın gitsin' demişti 'bahar temizliği ile beraber'.&lt;br /&gt;Sadece o da değil mesela aile ile ilişkilerimiz, ailenizi sevsen de hiç bir konuda hemfikir olmayışınız mesela. Başkasında görseniz, seçmeme özgürlüğünüzü kullanıp belki hiç konuşmayacağınız. Ama biliyorsunuz sizi seviyorlar. Sevmeyi de atlayalım hadi onu da geçelim, sizi sevmemeleri demeyelim ama diğer anne-babalar gibi değil birşeyler eksik o bağlamda da ama bu sefer de yıllar var sizi yetiştirdikleri. Tek bir bağla bağlı değil aile ilişkileri de ..silip atılmaz. Kendi geçmişinizi silip atmak gibi.. kısa yaşamında bir aidiyet istiyor insan. Ölümsüz olsaydık belki ayrılıklar o kadar koymazdı sonsuz zaman sonra tekrar görüşme ihtimalimizi bildiğimiz için.. İnsan kızsa da, sevmek sevilmek korumak korunmak istiyor. Bazen aramızda yalnızlığı tercih edenlerimiz olsa da arıyorlar gibi geliyor o sıcaklığ bedellerini bile bile. Çünkü imkansız değilse bile çok zor aidiyetini hissedeceğin kişiyle aynı zaman da dost olmak. Ve böyle yalan dolanla dolu kan revan içinde bir dünyada bunlar çok lüks gözüküyor..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-288813819721495874?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/288813819721495874/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=288813819721495874' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/288813819721495874'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/288813819721495874'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2008/08/aidiyetler.html' title=''/><author><name>ada</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08422062276529333669</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-8041912649634019772</id><published>2008-08-19T11:48:00.005+03:00</published><updated>2008-08-22T18:45:46.276+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adanın dünyası'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_N2dHjmEZFpc/SKqANWFQB6I/AAAAAAAAADs/PPlTcuxZhTw/s1600-h/yasak.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5236138483525879714" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: pointer; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_N2dHjmEZFpc/SKqANWFQB6I/AAAAAAAAADs/PPlTcuxZhTw/s320/yasak.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Dur yolcu!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:courier new;" &gt;Girme hemen siteye babanın malı gibi. Beş parmağımı gösterdim sana görmüyor musun, kafamdan büyük yassak işaretim var.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:courier new;" &gt;Benim gibi düşünenler girebilir siteye sadece. 'Benim gibi düşünenler', haliyle benim gibilerdir. Benim gibilerin en iyi temsilcisi benim. Beni tanımayan cahilleri de almıyoruz kardeşim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:courier new;" &gt;&lt;br /&gt;SİTEYE EL KOYDUM ARTIK.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:courier new;" &gt;ADA YÖNETİME EL KOYDU.&lt;/span&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" style="FONT-WEIGHT: bold; FONT-FAMILY: courier new" href="http://2.bp.blogspot.com/_N2dHjmEZFpc/SKqD8836dKI/AAAAAAAAAD8/aW3lo_x9nSM/s1600-h/tank.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5236142599927657634" style="FLOAT: right; MARGIN: 0pt 0pt 10px 10px; CURSOR: pointer" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_N2dHjmEZFpc/SKqD8836dKI/AAAAAAAAAD8/aW3lo_x9nSM/s200/tank.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:courier new;" &gt;Dün gece o trafik kazası zannettiğiniz şey* benim tanklarımdı, bakınız şekil 2. Bir vatandaş çekmiş 'o an'ın görüntüsünü. Tesadüfen haberim oldu. Ben de oradaydım ama fotoğraf çekmeye vaktim olmadı haliyle, tankı sürüyordum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:courier new;" &gt;Benim bu resmi google'dan yürütttüğümü düşünüyorsanız (adileeeeer!) yanılıyorsunuz. Aklımı peynir ekmekle yemedim ben. Geçti o günler, sizin günleriniz.. Tehlikenin farkına varmadınız; halbuki kaç gündür siteden sinyaller veriyordum. Ada kızgındı, beni çok ihmal ettiniz. Artık neyseki bitti o günler, aldığım pardon alınan kararlarla artık sitemizde -öyle- düşünen insanların barındırılmamasına karar verildi.&lt;br /&gt;Alınan kararlar:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:courier new;" &gt;Bugünden sonra (yarın mesela) siteden yorum köşesi kaldırılacak, böylece dış mihraklarla anlaşıp, amacı sözde eleştiri özde ukalalık taslamak olan site hainleri sitedışı edilecektir. Yok 'her telden çalıyormuşuz da yok neymiş neden bahsettiğimiz anlaşılmıyormuş da..' Ada hoşlanmaz böyle şeylerden. Sanki solo konser veriyoruz mübarek, (lafım Sinan kardeşe) her telden çalıcaz tabi yeter ki gönüllerim-iz hoş tutulsun. Yoksa diğer tellere ben de karşıyım. Yanlış anlaşılmasın, aman ha!&lt;br /&gt;Aklıma gelirse başka karar da eklerim şimcük bu kadar.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:courier new;" &gt;&lt;br /&gt;*şey derken yanlış anlamayın, gürültü arbede onu kastediyordum, 'o an' kelime aklıma&lt;/span&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold;font-family:courier new;" &gt;gelmemişti.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-8041912649634019772?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/8041912649634019772/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=8041912649634019772' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/8041912649634019772'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/8041912649634019772'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2008/08/dur-yolcu-girme-hemen-be-parmam.html' title=''/><author><name>ada</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08422062276529333669</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_N2dHjmEZFpc/SKqANWFQB6I/AAAAAAAAADs/PPlTcuxZhTw/s72-c/yasak.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-3920273582302128115</id><published>2008-08-17T12:46:00.008+03:00</published><updated>2008-08-22T18:57:29.489+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5235421805551641794" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SKf0ZMk9ZMI/AAAAAAAAACE/4f9lMOPdwE0/s200/multeci.jpg" border="0" /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc0000;"&gt;MÜLTECİ-2007&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;em&gt;Yönetmen&lt;/em&gt;:Reis çelik (hoşçakal yarın, inat hikayeleri, ışıklar sönmesin, nazım hikmet ziyaretçin var belgeseli)&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Oyuncular&lt;/em&gt;: Halil ergün (ağa), Luk piyes (ağanın oğlu Şivan), Derya Durmaz (tercüman Elif)&lt;br /&gt;Mülteci ; Halil Ergün, Luk Piyes (Pusat) gibi tanınan bir oyuncuları da barındırmasına rağmen Reis çelik'in bağımsız filmlere olan ilgisizliğe bir tepki olarak vizyondan ani bir kararla çekmesi nedeniyle pek duyulmamış bir film.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Konu:&lt;/em&gt; &lt;div&gt;&lt;div&gt;Kars'ta, Kürt aşiretinin bulunduğu bölgedeki tarlalarda nedeni bilinmeyen bir yangın çıkar. Sabotajdan şüphelenilir. Koruculuk yapmadığı için ağanın oğlu Şivan'ın yaptığından şüphelenilir ve örgüt bağlantısından şüphelenilen Şivan, bir çok kez sorgudan geçer. Aslında Şivan'ın bu işle ilgisi yoktur. Sadece daha doğuştan kendisine verilen aidiyeti, acımasızca sorgudan geçen biri olmasına yetmiştir. Ağa Şivan'ın yurt dışına mülteci kampına göndermeye karar verir. Şivan, geride resim ustasını, kız arkadaşını kısacası hayatını bırakmak durumunda kalmıştır.&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Filmden sonra..&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Reis çelik , diğer filmlerinde de olduğunu okuduğum gibi, doğaçlamaları önemseyen bir yönetmen. Üstelik bu doğaçlamaları profesyonel oyuncularla değil bizzat filmin çekildiği bölgenin insanlarıyla yapmış. Filme dışardan bakınca, o bölgenin insanlarını işin içine dahil etmesi ,hepimizde az çok bulunan bir filmde görünme çocuksu arzusunu gerçekleştirmesi açısından güzel olsa da bazen filmi izlerken rahatsızlık yaratıyor. Bazen kameraya bakmamak için ya da repliğini aklında tutmak için özel çaba sarfettiği farkedilen amatör oyuncular filmden biraz yabancılaşmamıza neden olabiliyor. Pek kamerada anlamam ama ( anlayan arkadaşlarım beri gelsin ve cepten arasın) kamera istenmeyecek kadar gerçek gösteren bir kameraydı, sanki bunların oyun olduğunu anlayabiliyorduk. Halil Ergün ise o bildiğimiz 'baba' oyunculuğunu tekrar döktürürken sanki yüzünde bir tebessüm vardı, bir hoşgörü bu sebeplerle .. &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SKf1Oh4Eq4I/AAAAAAAAACU/TXml5k5HYCU/s1600-h/luk.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5235422721802021762" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SKf1Oh4Eq4I/AAAAAAAAACU/TXml5k5HYCU/s200/luk.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Şivan'ın gerçekten 'gerilla'yla bir ilişkisi var mıydı? Bir Kürt mültecinin dediği gibi göründüğü kadar masum olamazdı Şivan.. Sonuçta, ağanın oğluydu. Ama Şivan film boyunca sessizdi, sakindi, içe dönük bir çocuktu. Sedece &lt;em&gt;kız arkadaşının&lt;/em&gt; (amerikanvari ağızla kız arkadaşı yerine yari ya da yavuklusu desem o da yakışmıyacak) yanında güldüğünü görmüştük. Bu aralar birinin masum olduğunu kanıtlama sebepleri modasına mı uygun ('ona işkence ediliyordu ama o halbuki apolitikti, o yüzden bunları haketmiyordu') bilmem ama bu işlerle gerçkten de işi yok gibiydi. Çocuk gibiydi, çocuktu ya da.. (Karakterin yaşı ile ilgili bilgi alamyoruz!) Film boyunca onu tanıyan bir çok kişi gibi (tercüman Elif, diğer mülteciler, sokakta tanışıp ahbap olduğu adam..) siz de onun artık gülümsemesini, başını kaldırmasını, diğer mülteciler gibi konuşmasını sadece konuşmasını istiyordunuz. Luk Piyes' in bu role uyan masum çocuksu bir yüzü var.&lt;br /&gt;3)Filmin en etkileyici sahnesi, Şivanın mülteci kampından ayrılıp (seyirciye tam da açıklanmayan bir şekilde) başka bir kentte geçtiğinde tesadüfen tanıştığı bir Türk'le gittiği barda , birden bire! kendini barda çalışırken bulmuşken, müşteriler tarafından sürekli taciz edilmesi ( yüzünün vücudunun, rujla boyanması, öpülmesi, üzerünin soyulması, şapka takılması..) ve alkol kokuları eşliğinde, kız arkadaşının suretinde şu anki yapayalnızlığının verildiği sahneydi. Öyle aman aman bir sahne değildi abartmayalım.! Luk Piyes duyguları çok iyi verebilen bir oyuncu değildi maalesef bu filmde.. Ama müşteriler tarafından sürekli rahatsız edilirken (tipik bir türk- kürt gibi, biz gibi, heyt len demesini beklerken, ses çıkarmayışı içinizi acıtıyordu. O heyt len'lerdeki asilik ne iyiymiş aslında karşındakine zarar vermedikçe.&lt;br /&gt;4) Şivan mülteci kampına ilk gelişinde , 'Ben kürt,..türk'üm ' demişti aceleyle farkında bile olmadan. Filmde, Kürtlük yok sayılmaya çalışılan, hepimiz kardeşizle geçiştirilen bir durum değil. Hatta Şivan, Kürtçe konuşmayıp Türkçe konuşunca uyarıldı sosyal bilinçli bir Kürt tarafından. O yüzden 'biz' de (biz türrrkler manasında) altyazıyla izledik filmi birçok kereleri. Laz bir mültecinin dediği gibi 'afrükali kaldik onlar konişirken..'&lt;br /&gt;5) Filmin en ilginç sahneleri mültecilerin iltica taleplerinin kabulü için çabaladıkları utadırıcı sahnelerdi. Biri kabul edilmesi için eşcinsel olduğunu söylemeye karar vermişti, Bizim açıkgöz Karadenizli (tipik kurnaz karadenizli tiplemesiydi resmen) aslen 'Kürd'di, terör ve baski görüyordi'. Geldiği bölgede sadece Laz'ların yaşadığının saptanmasna rağmen söyledi yalanları. En gerçek talepler bile, bir yalanla süslendirilmesi gerekiyordu, kimse 3. dünya ülkelerinden gelenlerin kara kaşına kara gözüne meraklı değildi sonuçta. Şivan sadece ne yaşadıysa söyledi, zaten film boyunca ne bu ülkeden , ne kalmak ister gibiydi. &lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SKf0kCjD-GI/AAAAAAAAACM/RP1bW0vdW7E/s1600-h/film+2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5235421991837890658" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SKf0kCjD-GI/AAAAAAAAACM/RP1bW0vdW7E/s200/film+2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;6)Film, Şivan'ı 'Avrupalı' yapma çabalarıyla bitti. Önce bıyıklar gitti, saçlar kazıtıldı, yüzü boyandı, çünkü ' kızlar böyle adamaları seviyordu buralarda'. Ve Alman polisi onlar gibi olursan seni sepetleyip atmazdı. Nerde yaşıyorsan oranın insanına benzeyecektin kurulduğundan beri dünyanın düzeni böyleydi, böyleymiş gibiydi. Onlara benze, kurallara uy, hayatta kal. İnsan olmak tek başına yetmiyordu. Hatta gerekirse insanlığından çıkacaktın hayatta kalmak için.. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#663300;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Mültecilik:&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a class="mw-redirect" title="BM" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/BM"&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;BM&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;'nin tanımı ile, "ırkı, dini, milliyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm göreceği konusunda haklı bir korku taşıyan ve bu yüzden ülkesinden ayrılan ve korkusu nedeniyle geri dönmeyen veya dönmek istemeyen kişi"dir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Sığınma talebi geri çevrilen kimseler sığınmacı olarak nitelenemeyeceğinden, sığınmacı sıfatını kullanabilmek için kişi endişelerinde, korkularında haklı bulunmalıdır. (vikipedi'den)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Dünyada halen yaklaşk 30 milyon mülteci bulunmaktadır&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-3920273582302128115?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/3920273582302128115/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=3920273582302128115' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/3920273582302128115'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/3920273582302128115'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2008/08/mlteci-2007-ynetmen-reis-elik-hoakal.html' title=''/><author><name>ada</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08422062276529333669</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SKf0ZMk9ZMI/AAAAAAAAACE/4f9lMOPdwE0/s72-c/multeci.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-3309997418283131028</id><published>2008-08-16T19:26:00.005+03:00</published><updated>2008-08-19T20:33:03.766+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adanın dünyası'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SKcA0NwvGEI/AAAAAAAAAB8/XqhCjTH2aiE/s1600-h/44315760je4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5235153988888762434" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SKcA0NwvGEI/AAAAAAAAAB8/XqhCjTH2aiE/s320/44315760je4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;AĞZI BOZMALI BAZEN&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt; &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#006600;"&gt;bazen de bozmamalı yoksa kimse sizi dinlemez&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Bazen kadınların tavuğa benzediğini düşünüyorum, ağladıkça, haklarını aradıkça ,bağırdıkça, aldatıldıkça, çirkin oldukça, şişmanlaştıkça, yaşlandıkça, menopoza girdikçe daha da tavuklaştıklarını.. (her durumda olabiliyor gördüğünüz gibi, belli bir kriteri yok) Yakışmıyo ulan kadınlara bunlar işte, zorla mı yani özgürce düşüncelerimi söylüyorum. Aşağıladığımı düşünüp, pençelerinizi çıkarmayın hemen. Susmadım sadece (301 'e hayır), rahatsız olacaksınız biraz napalım. kendimi sevdirmek gibi bir derdim ya da halkın bağrından kopmuş palavraları atmama gerek yok. bu günlerde kimseye sempatik gözükmek gibi bir derdim yok.( belki azcık) Dediğim, bir erkeğin tek bir kadınla üstelik zamanla doğası gereği tavuklaşan bir kadınla, daha doğrusu &lt;em&gt;tek&lt;/em&gt; bir kadınla hayatını geçirmesini anlamıyorum. Tamam aile, çocuk, neslin devamı, devletin vermediği sosyal destek, yemek, yalnız ölmeme, emeklilik sigorası hayatta herkesin bir eşi olmalı okey ama ben olsam aldatırdım gıt gıt gıdakları. dürüst olmaya çalışıyorum sadece. yasak mı yoksa bu da.. devrimden sonra serbet mi peki . Şiddeti teşvik etmiyorum gerçi (ama intihar edebilirsiniz) içim rahat. Halbuki benimki yıkıcı gözüken yapıcı eleştiriler.. anlayana.. sizin yapıp yapıp, aldatmayı lanetleyen kokuşmuş kültürünüzden daha iyidir dediklerim. Özgürlüğün ne olduğunu anlayamadan, yasakları öğrenen bir neslin evlatlarıyıZ ne de olsa. (bakın kendim de o evlatlardan biriyim halkıma yabancılaşıp tepeden elit elit bakmıyorum, akıllı olucen)&lt;br /&gt;Ama hayır tepeden bakıyorum size, bazı özelliklerinizi küçük görüyorum, değişmesini istiyorum çünkü.BÜYÜTÇEM o özelliklerinizi. döve döve eğiticem sizi. Beni sizler var ettiniz, içimdeki sizden (sus puslu yoz kültürünüzden daha doğrusu) kurtulma çabalarımda, sizi de sizden kurtulun istiyorum. Tek derdim bu..:((((( tek derdim......... Paris'te doğmadım, içtenim anlayın.&lt;br /&gt;Öf, beni sevin diye bir türlü derdimi anlatamadım. nerde kalmıştık..&lt;br /&gt;Ama tüm dediklerime rağmen kadın, mümkün oldukça tavuğa benzememeli bence.(Akıllı kadın buradan bu dersi çıkarmalıydı çoktan ya..)&lt;br /&gt;Demem o ki, kedilik daha hoş, çekik, yeşil gözlü, sokulgan miyav miyauuvvv. Bazen entelektüellik de yakşabilir tam bilmiyorum ama.. erkek olmayan, sivri olmayan, bilmiş olmayan bir entellektüellik ama!&lt;br /&gt;tabi bunlar benim düşündüklerim ... demokrasi nerde kaldı.. konuk yazar olarak beni tercih ettiğiniz için teşekkürler.. SIK SIK UĞRUCAM..Sadece tavuklardan ibaret değil ufkum ve paylaşmak istiim sizinle tüm hepsini... içtenim, anlayın:(((((( tek derdim bu .... :((((((( &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;sahi intihara teşvik de şiddete teşvikten sayılıyor mu? lütfen bilen varsa söylesin&lt;/div&gt;&lt;div&gt;(kainatın tüm gıcıkları birleşin, siteyenin ruhuna ihanet ediyoruz)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-3309997418283131028?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/3309997418283131028/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=3309997418283131028' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/3309997418283131028'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/3309997418283131028'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2008/08/azi-bozmali-bazen-bazen-de-bozmamal.html' title=''/><author><name>ada</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08422062276529333669</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SKcA0NwvGEI/AAAAAAAAAB8/XqhCjTH2aiE/s72-c/44315760je4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-5684906731119670024</id><published>2008-08-15T23:38:00.006+03:00</published><updated>2008-08-19T20:30:49.576+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="color:#663366;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SKXt6T3GlKI/AAAAAAAAAB0/7LxByIaORTw/s1600-h/bana%2520sans%2520dile.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5234851727907656866" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SKXt6T3GlKI/AAAAAAAAAB0/7LxByIaORTw/s320/bana%2520sans%2520dile.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:180%;color:#663366;"&gt;&lt;strong&gt;BANA ŞANS DİLE&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;Çağan Irmak'ın 2001 yapımlı filmi&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Oyuncular:&lt;/em&gt; Rıza Kocaoğlu (Bahadır),İsmail Hacıoğlu, Melisa Sözen, Nilgün Belgün(Bahadır'ın annesi) , Volkan Severcan (muhabir), Berke Üzrek(yakışıklı)&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Konu:&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;Bazen merhamet etsek de; içten içe 'yapamayanların' aşağılandığı, çevremizde yapamayanlar oldukça kendimizi daha iyi hissettiğimiz yarışmacı&lt;br /&gt;bir dünyada, lise öğrencisi Bahadır'ın liseli 'kazananlardan', ama aslında dünyanın bu düzeninden intikamı alışı&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;*&lt;/span&gt;..&lt;br /&gt;Bahadır'ın bir tezi var: Kimse kusursuz değildir. En azından böyle bir dünyada.. Nitekim silah zoruyla itirafta bulundurduğu arkadaşlarının hepsinin kendilerini utandıran bir sırrı olduğu anlaşılmıştır. Özellikle en havalı,en yakışıklı, en çalışkan sınıf arkadaşlarının..&lt;/div&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Filmden sonra okunacaklar&lt;/em&gt;..&lt;br /&gt;1)En büyük intikam itiraf ettirmek midir? Herkesin ,17-18 yaşındaki bir gençlerin bile itiraf edeceği günahlar,utançlar var mıdır? Bahadır herkesin itiraf edecek bir şeyleri olduğunu hesaplamıştır, kimsenin bu kadar mükemmel olamayacağını düşünerek daha önceden bazılarını takip etmiştir hatta..Ve gerçekten de haklı çıkmıştır.&lt;br /&gt;Itiraf ettirilen gerçekler çoğunlukla hep ailelerinin ve ya arkadaşlarının çocuklarda bıraktığı yaralardır, ya da alkolün etkisidir ya da şöhretin olmanın yazısız kuralları.. ama sonuçta anlaşılmştır ki, kazananlar dediklerimiz kirlenmişlerdir artık ve aşağılanmışlıklarının utançlarını bastırmayı, daha doğrusu özgüvenlerini tekrar kazanmayı ancak kendilerinden bile daha aşağı gördükleri biri üzerinden, sakar beceriksiz kurallara uymayı bir türlü beceremeyen başarısız bahadırla sağlamaktadırlar. Bahadır gibi 'iyi' insanlar, bir bakıma binlerce yıllık kurban kültünü hala yaşatmaktadır. Kişiliğimize göre bazen merhamet edeceğimiz, bazen acıyacağımız, kızdık mı aşağılayacağımız, kıyasladıkça kendimizi iyi hissedeceğimiz insanlardır. Bahadır annesinin deyişiyle iyi biridir yani bize kendimizi iyi hissettirir çünkü, iyi dediğin insan mutlu edendir. Bizi kirletmişlikleri acısızca bastırmamızı ya da yeni kirlenmişliklere yelken açmamızı kolaylaştırır..&lt;br /&gt;2)Filmin zayf noktalarndan biri uysal,sakin, içe kapanık 'sigara bile içmeyen' -zaten bu yüzden bu zaafları kullanılan- bahadırın, bu durumda olan birçok insandan farklı olarak bunu öfkeyle intikama dönüştürüş süreci fazla açıklanmaması... &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="right"&gt;Okul bahçesinde V FOR VANDETTAdaki gibi kollarını iki yana açıp intikam ateşini tutuşturuş sahnesi eğer denilen film 4 yl sonra çekilmeymiş hayatta dilimden kurtulamazdı. taklit denecek ölçüde aynıydı..&lt;br /&gt;3)Filmde bir ilginç nokta; medyanın acımasızca kana susamışlığını gözümüze soka soka göstermesi açısındandır. Olayları çeken iki muhabir de, belki birazcık abartılı jest ve mimikleriyle olay boyunca olayın bizzat kendini hiçbir şekilde umursamadıklarını fazlasıyla belli etmişlerdir.&lt;br /&gt;Muhabirlerin böyle acımasız oluşlarını filmde kendilerine bağlanıyor. ( Hocanın, muhabire 'sen küçükken de arkadaşlarını ispinyolanlamIşsındır, senin gibileri elde edemeyecekleri birşey yok' demesi)&lt;br /&gt;Aslına bakılırsa bireysel vurgu filmin bütününe yansıyor.İtiraflarda ortaya çıkan deli tavırlı annenin çocuğunu dolaba kapatması, nedeni belirsiz bi şekilde takıntılı bir babanın çocuğuna baskı uygulaması (hatta çocuğa zorla 'adamlığı' öğretirken onu eşcinsel yapması (tartışılır bir nokta ama, filmde bunu vurgulayan bir ton olduğu yadsıyamayız)... vs&lt;br /&gt;sonuçta bir de şu noktayı unutmamalıyız ki; o reytingi o kanı isteyen bir mekanizma var, hepimiz bir şekilde bu mekanizmanın kıyasından köşesinden de olsa ekmek yiyoruz, kimimiz direnerek, kimimiz iğdiş edilmiş ruhuyla farkında bile olmadan... (tıpkı o muhabirler gibi)&lt;br /&gt;Ayrıca filmde farkında olarak ya da olmadan, iyi-kötü 'insan' tonlamasının -bireysel vurgunun- ön planda olması, olaya sadece ahlakçı bir bakış açısıyla bakmamıza neden olabilir. (Ancak hepsi öyle değil filmin tabi ki: filmde o televizyoncu liseli kızın kendini satmak zorunda kalması buna iyi bir örnek..)&lt;br /&gt;Olaya bir de şu açıdan da bakabiliriz örneğin ,hadi o muhabirleri demeyelim ama 17 yaşındaki çocuklar kirlenmenin ne kadarından sorumlu? Eğer kasıtlı ya da kasıtsız sistem sorgulaması değinilmesi -tabi bireyin de rolü yadsınmadan- işte bu yüzden de gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="right"&gt;&lt;em&gt;baştaki not:&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;filmin sonunda onlara kazanan denemeyeceğini de anlıyoruz gerçi..filmi izlemeyenler için sakladım hihi çok ciddiye alıyorum yazdıklarımı çoook =)okuyucuya saygımdan.. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-5684906731119670024?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/5684906731119670024/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=5684906731119670024' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/5684906731119670024'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/5684906731119670024'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2008/08/bana-ans-dile-aan-rmakn-2001-yapml.html' title=''/><author><name>ada</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08422062276529333669</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/SKXt6T3GlKI/AAAAAAAAAB0/7LxByIaORTw/s72-c/bana%2520sans%2520dile.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-1598026873084862438</id><published>2008-04-14T00:07:00.007+03:00</published><updated>2008-04-14T00:28:25.001+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><title type='text'>Yaşamın Kıyısında</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/SAJ2aruG8iI/AAAAAAAAAIk/dBa9lQPzqM4/s1600-h/ya%C5%9Fam%C4%B1n+k%C4%B1y%C4%B1s%C4%B1nda.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5188839921469026850" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/SAJ2aruG8iI/AAAAAAAAAIk/dBa9lQPzqM4/s320/ya%C5%9Fam%C4%B1n+k%C4%B1y%C4%B1s%C4%B1nda.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sevgi, adanmışlık, bağlılık kelimeleri sanırım hayatımızdaki diğer kelimelerden&lt;br /&gt;daha farklı anlamlar taşıyor. Ya da en azından taşıması gerektiğini&lt;br /&gt;düşünüyorum. Genelde düşündüklerim pratik yaşamda karşılığını , toplumda&lt;br /&gt;görülme sıklığı bakımından pek bulmasada, böyle düşünüyorum. Doğmamızla&lt;br /&gt;beraber yaşam denen garip bir girdabın içine,yakında bir gelecekte girdabın bizi&lt;br /&gt;dışarıya atacağını bilmemize rağmen giriyoruz. Girmemek gibi bir şansımız olmuyor genellikle çünkü kendimizi orada buluyor, orada benlik kazanıyoruz. Bu dönemi herkes kendi bakış açısına ya da çevresine göre şekillendiriyor ve bir şekilde yaşamını sürdürüyor. Yasamının bir varmış, sonra hiç yokmuş olacagını düşünenler içinse sanırım bu macera daha da bir anlam kazanıyor. Bu anlamı da sanırım insanlığımızın, insan olduğumuzun farklı ifade şekileri olan sevgi, bağlılık ve adanmışılıklarda buluyoruz. Bunlar hayatımızda ki amaçlarımız, ideallerimiz oluyor. Çoğu zaman bunların peşinden düşe kalka, her ne pahasına olursa olsun koşturuyoruz. Sevgimize karşılık görmememize karşılık yine de herşey sevdaya dahildir diyip sevmeye devam etmiyor muyuz? Bize çok ağır yükleri sorumlulukları, cezaları olmasına karşı kendi yarattığımz tapınaklara hergün her koşulda tapmaya devam etmiyor muyuz? Ya da elimizde olan biten herşeyi sevdiğimiz , emek verdiğimiz, düşlediğimiz herşeyi ölümü de göze alarak, arkamıza bakmadan bırakıp, ilkelerimiz ve inançlarımız doğrultusunda hareket etmiyor muyuz? Bunların hepsinin&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/SAJ5B7uG8jI/AAAAAAAAAIs/uIlttZ4HdhQ/s1600-h/fatih+ak%C4%B1n.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5188842794802147890" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/SAJ5B7uG8jI/AAAAAAAAAIs/uIlttZ4HdhQ/s320/fatih+ak%C4%B1n.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; cevabı sizde de evet olarak yankılanıyorsa, muhtemelen sizde benim gibilerdensiniz. Bunların sizi pişirdiğini, insanlaştırdığını, daha da ötesi benliğinizi ve kendinizi keşfetmenizi sağladığınızı düşünüyorsunuzdur sanırım. İşte bu sevgi,bağlılık,adanmışlığın bulunduğu yaşamları farklı sebeplerle,farklı yer ve ülkelerdeki, kenara savrulmuş olan insanları,kültürlerin buluştuğu, iç içe girdiği, ülke sorunlarını günlük yaşamda gözümüzün önüne ufak karelerde sokan , insanları nasıl bir yerden bir yere savururken ortak bir paydada buluşmalarını sağladığını işte &lt;strong&gt;Yaşamın Kıyısında&lt;/strong&gt; bütün olarak bulabileceksiniz sanırım. Ben izledim, bunları buldum. Peki siz neler buldunuz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-1598026873084862438?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/1598026873084862438/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=1598026873084862438' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/1598026873084862438'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/1598026873084862438'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2008/04/yaamn-kysnda.html' title='Yaşamın Kıyısında'/><author><name>redeucalptus</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-BTCE0Hm9GnY/TiLffjgL1AI/AAAAAAAAAOY/JerqTmL23CI/s220/php9vkaP2PM.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/SAJ2aruG8iI/AAAAAAAAAIk/dBa9lQPzqM4/s72-c/ya%C5%9Fam%C4%B1n+k%C4%B1y%C4%B1s%C4%B1nda.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-633600359909035049</id><published>2008-04-03T23:48:00.006+03:00</published><updated>2008-08-19T20:32:31.640+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tiyatro'/><title type='text'>YANGIN</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/R_VOK3oSLQI/AAAAAAAAABM/h0uN-Uehn3Q/s1600-h/afis_sivas.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5185136494625565954" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/R_VOK3oSLQI/AAAAAAAAABM/h0uN-Uehn3Q/s200/afis_sivas.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;2 nisan 2008 günü sivas'ı taaaa 15 geçmişken, Genco Erkal bize bir şiir okudu münasebetsizce.. Yaşanmışları ve ŞİMDİ yaşananları unutmadan ,kızarak öfkelenerek utanarak üzüleceğini bile bile göre göre insan kalabilmek zorunluluğu üzerineydi şiir. &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/R_VLqnoSLOI/AAAAAAAAAA8/n6FY90DSsu4/s1600-h/afis_sivas.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;BU YANGIN YERİNDE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamak bu yangın yerinde&lt;br /&gt;Her gün yeniden ölerek&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;Zalimin elinde tutsak&lt;br /&gt;Cahile kurban olarak&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;em&gt;Yalanla kirli havada&lt;br /&gt;Güçlükle soluk alarak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savunmak gerçeği, çoğu kez&lt;br /&gt;Yalnızlığını bilerek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkağı, döneği, suskunu&lt;br /&gt;Görüp de öfkeyle dolarak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplanıyor ölü arkadaşlar&lt;br /&gt;Her biri bir yerden gelerek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kiminin boynunda ilmeği&lt;br /&gt;Kimi kanını silerek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kucaklıyor beni Metin Altıok&lt;br /&gt;"Aldırma" diyor gülerek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yaşamak görevdir bu yangın yerinde&lt;br /&gt;Yaşamak, insan kalarak&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;strong&gt;ATAOL BEHRAMOĞLU&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-633600359909035049?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/633600359909035049/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=633600359909035049' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/633600359909035049'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/633600359909035049'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2008/04/yangin.html' title='YANGIN'/><author><name>ada</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08422062276529333669</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/R_VOK3oSLQI/AAAAAAAAABM/h0uN-Uehn3Q/s72-c/afis_sivas.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-4890643006094562603</id><published>2008-04-01T21:33:00.003+03:00</published><updated>2008-08-19T20:31:30.174+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adanın dünyası'/><title type='text'>Bir hayaliniz var mı?</title><content type='html'>Siz hiç kendinizden sıkıldınız mı, saklandığınız bahanelerinizden,&lt;br /&gt;kaçışlarınızdan sebepsiz yere, masallarınızdan kendinize anlattığınız&lt;br /&gt;ya da ‘ bir teselli ver’ ortamlarında dumanaltı kendinizi unutmanız, herkesin sizin gibi olmasının verdiği o huzur.. Şarkılar, şiirler bu günler için değil mi zaten?&lt;br /&gt;dostlar sağolsun…(varsa)&lt;br /&gt;Zamanı unutmak için oyalanacak bir şey bulmak mı tüm amacımız, hayata hakaret edercesine.. (neyseki, hayatın her döneminin kendine özgü bir meşguliyeti var..)&lt;br /&gt;Arada bir ev, bir eş, biraz aş, biraz da çocuk, biraz recep ivedik, birazda sigaralı dertlenmeler (çok abartmadan tabi, mazoşistik bir hobi kıvamında)&lt;br /&gt;Bilirmiş gibi her şeyi, denemiş gibi, hayat ustası gibi ve ucundan çabalayanları, yapanları kıskanırcasına (‘ne yapmışlar gerçi bugüne kadar, ne değişmiş’ di mi bir yandan)&lt;br /&gt;Yapanlar ,yapabilenler… (insanlık ikiye ayrılır burada)&lt;br /&gt;Bir zaman sonra, yapmak istesek de yapamamanın verdiği acı da var tabi bir yandan..&lt;br /&gt;İşlemeyen demir paslanırmış ya&lt;br /&gt;Ol deyince olunmaz öyle bilmem ne dininin tanrısı gibi.&lt;br /&gt;İncelik ister ince meseleler-miş.&lt;br /&gt;Okumak gerekirmiş bol bol, kitaplar okumakla bitmezmiş ki, ne zaman oldum diyesin!&lt;br /&gt;Konuşmak gerekirmiş bol boş&lt;br /&gt;Toplamak toplanmak, toplanmak ve toplamak gerekirmiş milletin arkasını..&lt;br /&gt;Disiplin gerekirmiş. (Off!)&lt;br /&gt;Örgüt gerekirmiş.(Offfffff!)&lt;br /&gt;Ve bir ideal en önemlisi,&lt;br /&gt;Sana okul sıralarında öğretilmemiş,&lt;br /&gt;Televizyonlarda söylenmemiş&lt;br /&gt;günlük siyası entrikaları çözümlemenin dışına taşan bir ideal..&lt;br /&gt;‘İyilik iyidir’ denmiş sadece sana.&lt;br /&gt;Bul buradan iyiyi bulabilirsen.&lt;br /&gt;Kolaysa..&lt;br /&gt;Zor işler bunlar, öyle ‘hayallerimiz vardı, aldılar elimizden’ değil.&lt;br /&gt;Neymiş sizin hayalleriniz, siz hiç hayallerinize saygı gösterdiniz mi ..&lt;br /&gt;O hayalleriniz rüyalar alemininden bu aleme ne kadar döndürülebilir, gerçekleştirilebilir&lt;br /&gt;düşündünüz mü?&lt;br /&gt;Hayallerinizi geliştirmeye belki de değiştirmeye çalıştınız mı, tartışarak okuyarak görerek...&lt;br /&gt;Hayallerinizi bilmeyenlere, duyamayanlara haykırdınız mı?&lt;br /&gt;Hayallerinizi ciddiye aldınız mı?&lt;br /&gt;Bir hayaliniz var mı?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-4890643006094562603?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/4890643006094562603/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=4890643006094562603' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/4890643006094562603'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/4890643006094562603'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2008/04/bir-hayaliniz-var-m.html' title='Bir hayaliniz var mı?'/><author><name>ada</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08422062276529333669</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-163914152741236153</id><published>2007-12-12T17:45:00.002+02:00</published><updated>2008-08-19T20:31:55.215+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adanın dünyası'/><title type='text'>doğa,biz ve ötekiler</title><content type='html'>Biri çıkıp da (ki bu j.j.rousseu olabilir) ‘İnsanlık doğanın parçasıdır. İnsanlığın, doğa ananın kucağından ayrıldığından beri başımıza gelmeyen kalmadı’ dediğinden beri dünyada bir tartışmadır gidiyor doğa anadan ayrılmakla kötü mü yaptık diye... Denilen kronolojik açıdan doğru aslında. İnsanlık kendisinin şuuruna varıp, insanın kaba gücünün zekasına göre hayli çelimsiz olduğunu fark etmesi bir bakıma insanın doğayla mücadele tarihiyle eştir. Ve başımıza ne geldiyse gerçekten de bu süre zarfında geldi. Cümle temelde doğru ancak kurunun yanında yaşlar da yanması kaydıyla..&lt;br /&gt;İnsanlık tarihi, insanın doğayla mücadelesinin tarihidir. Şayet vaktinde doğayla mücadele etmeyi etik bulmayan atalarımız olmuşsa, maalesef büyük çoğunluğu doğa ananın sel gibi, deprem gibi, volkanik patlama gibi, ihtiyacı olduğu kadar yese de, acıkınca da yemeden duramayacak vahşi hayvanlar gibi sevimsiz yanlarından dolayı ölmüş olma olasılıkları yüksek. Ölüm de ,biliyorsunuz, doğanın acımasız kanunlarından biri daha..&lt;br /&gt;Her aldığımız sağlıklı nefesin paradoksal bir şekilde seni ölüme yaklaştırması gibi kendi içinde -duygusal durumuza, hayat görüşümüze göre iyi veya kötü diye bilimsel açıdan hiç birşey ifade etmeyen- iç dinamikler barındırıyor doğa. Doğa hem bizim aldığımız nefes, barınmamız, karnımızı doyurmamız, kısacası yaşamamız için mecbur olduğumuz fanusumuz hem de bizim ölüm fermanımız. Bu ne yaman çelişki, bu ne iki yüzlülük diye kızmaya da gerek yok, ortada ‘plan yapma plan doğa ana’ kızıp sövebileceğimiz bilinçli tasarım doğa ana diye bir tipleme de yok zaten. İnsanların yaptığı daha doğrusu yapabildiği bu dengeyi mümkün olduğunca kendi lehlerine çevirmekten ibaret.&lt;br /&gt;Önce insanlar belki de tek tek birey olarak ipi çekmeye çalıştılar kendi lehlerine. Güçlü veya zeki adam kazandı. Ama tek başına ipi göğüslemek zordu acımasız doğaya karşı. Her zaman için grup halinde yaşamak ölümü bir adım sonraya iteledi. İnsanlığın tecrübeleri artıyordu. Her doğumda Amerikayı bile yeniden keşfedemeden ölünmüyordu artık. İşler daha da büyüdü, daha organizeleşti , toplumlar kuruldu. Öyle ki tek başına doğaya bıraksan ölecek bir insan toplum içinde yaşayabilmeye, arada kaynamaya başladı. En azından her mahallenin bir delisi yok muydu ? Veya küçük büyük hastalıklı birçok insan yaşamıyor muydu artık? Örneğin tıp el üstünde tutuldu. Tıp, zayıfı kendi imkanlarınca yaşatıyordu. Sadece zeki ve güçlü olanı, evrim güneşinin kutsal ışığı altında, kazara başına bir iş geldi diye kurtarmasını anlardık da bir yere kadar(belki keskin evrimciler onlar da sakar olmasaydı canım diyebilir belki) , kalanları niye kurtarıyordu tıp ? Ya da örneğin; zayıf olan neden zoraki bir çabayla aşılanıyordu? Bilmem ne sendromlarına tutulmuş, kendinin bile farkında olmayan insanlar neden ortalık dolanıyordu? Bu ne küstahça sorulardı ayrıca! Şimdi bu soruları meraklı bakış açısıyla bile sormak utanç verici bir şey esasen.. Neyseki hepimizde ortak bir insanlık bilinci var az çok herkes cevabı biliyor: İnsan olmak böyle bir şeydi zaten. Çoook sonraki yüzyıllara gidersek, humanizm böyle bir şeydi . İnsan yüceltildi kısacası, el üstünde tutuldu. Bir aydınlanma devri daha böyle geçti… İnsanlığın büyük zaafı ama ‘insanca’ sözünü layık gördüğümüz, insanca pek insanca şeyler bunlar.. Aslında pozitif (yani kalan her şeye gözümüzü kapayarak!) ve bütünsel açıdan bakınca buna toplumsal evrim de diyebiliriz pek tabiî ki. Toplum bütün olarak ilerliyordu çünkü.. Amaç insan soyunun bir şekilde sürmesiyse zaten, insanlık tarihinde yaşamadığı kadar nüfus patlaması yaşıyordu. Özellikle fakir ülkelerde başta olmak üzere..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki sorun nedir? Sanki bu kadar harikalıklar arasında bir sorun var gibi görülüyor da..&lt;br /&gt;Aslında her şey bu kadar ilerlemişken, insan ömrü tarihinde bu kadar uzamışken sorun olduğunu söylemek garip. Belki de sorun yoktur. Genel olarak bakarsak, insanın doğaya karşı ip yarışını bu kadar kendi lehine çektiği, bilgi birikimini bu kadar arttırdığı bir dönemde belki de sorun yoktur. Dünya çok kurcalanmadığı sürece ileriye gidiyor denebilir. Ama sanki bir şeyler yanlış gibi.. Belki de sorun, insan bu süreçte mutluluk kavramını da icat etmesidir. Ve belki de sorun çoğu kişi için yaşamın amacının mutluluk olmasıdır. Savaşlar da , birbirimizi yememiz de bu dünyada hala ne de olsa..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143114137152792898" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 424px; CURSOR: hand; HEIGHT: 245px; TEXT-ALIGN: center" height="256" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/R2ADDvBIKUI/AAAAAAAAAAM/-e_uv0XDfp8/s320/resim.jpg" width="397" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Doğa göründüğü kadar masum değil..&lt;/em&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sorun nedir yine de?&lt;br /&gt;Belki de sorun işte bu genel bakıştır işte. Tek tek insanlara bakmayan, görmek istediği kadarını gören bakış.. tek tek tüm insanların, insanlığın bu ortak aklından faydalanamaması.. Aklımıza mı gelmedi şimdiye kadar bu? Bunca çekilen acılardan sonra, aklımızın bu hayali kuracak düzeye varmış olması gerekir halbuki.. Kurulmuştur da aslında nice insanın hayalinde.. Hepimizin insanlığın ortak meyve bahçesine katkıda bulunması gibi, hepimizin de aynı derece de yiyebilmesi. Birimizin çok yiyebilmesi adına diğerinin aç kalmasına gerek kalmaması.. İmkansız mıdır bütün bunlar? Bu sorunun yanıtı belki de olumsuzdur kimbilir ama bu soruya kesin hayır demeden erdemli bir ömür sürebilmek mümkün müdür .&lt;br /&gt;İşte bunu yapamamamız; bu kendimizce bir anlam katmaya çalıştığımız, meşrulaştırdığımız her şeyin de anlamını yitirmesine neden oluyor.Bu belki de farkında olmadan hissettiğimiz gayrimeşruluk duygusuyla insanın amacını tam olarak saptayamaması, insanın doğayla yaptığı bu ip mücadelesinde nerede durması gerektiğini de unutturuyor ona. İnsanlık, kalan sağlarla ‘gelişip ‘ yoluna devam ederken, aslında yaşadığı soluk aldığı kendi fanusunun da altını oyuyor bu süreçte. Yani nimetlerin her kula nasip olmaması da değil sorun sırf; sorunun artık ne zengine ne fakire, nimet diye nitelendirileceğimiz bir şeyin de kalmayacak olma tehlikesine dönüşmesidir.&lt;br /&gt;Bu belki de karamsar bitirişten sonra söylenebilir ki her sorun, bağrında çözüm ihtimalini de taşır ve insandır yine kaderini değiştirebilecek olan..&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-163914152741236153?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/163914152741236153/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=163914152741236153' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/163914152741236153'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/163914152741236153'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2007/12/doabiz-ve-tekiler.html' title='doğa,biz ve ötekiler'/><author><name>ada</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08422062276529333669</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_uss3rWxx4Dg/R2ADDvBIKUI/AAAAAAAAAAM/-e_uv0XDfp8/s72-c/resim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-6564515175694058665</id><published>2007-11-03T14:44:00.000+02:00</published><updated>2007-11-03T15:39:41.839+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Müzik'/><title type='text'>VATAN HAİNİ</title><content type='html'>Ülkemizin ABD'ye bağımlı olduğunun,tek başına karar veremediğinin görüldüğü şu günleri, zamanında gören ve isyan eden Nazım Hikmetin ünlü şiiri VATAN HAİNİ'nin eşsiz yorumu mutlaka izleyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="355" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/aiAWmexF8ZA&amp;amp;rel=1"&gt;&lt;param name="wmode" value="transparent"&gt;&lt;br /&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/aiAWmexF8ZA&amp;rel=1" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;VATAN HAİNİ&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/Ryx2jTjildI/AAAAAAAAAGU/MRIbAHtlvEc/s1600-h/naz%C4%B1m.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5128604424584992210" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/Ryx2jTjildI/AAAAAAAAAGU/MRIbAHtlvEc/s320/naz%C4%B1m.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;"Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ. Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet. Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ." Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla, bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un 66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira. "Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ." Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim. Vatan çiftliklerinizse, kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan, vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan, vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın, fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan, vatan tırnaklarıysa ağalarınızın, vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa, ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan, vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa, vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, ben vatan hainiyim. Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla : Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*Olası görüntüleme sorunları için youtube adresi:&lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=aiAWmexF8ZA"&gt;http://www.youtube.com/watch?v=aiAWmexF8ZA&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-6564515175694058665?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='related' href='http://www.youtube.com/watch?v=aiAWmexF8ZA' title='VATAN HAİNİ'/><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/6564515175694058665/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=6564515175694058665' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/6564515175694058665'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/6564515175694058665'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2007/11/vatan-haini.html' title='VATAN HAİNİ'/><author><name>redeucalptus</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-BTCE0Hm9GnY/TiLffjgL1AI/AAAAAAAAAOY/JerqTmL23CI/s220/php9vkaP2PM.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/Ryx2jTjildI/AAAAAAAAAGU/MRIbAHtlvEc/s72-c/naz%C4%B1m.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-1680222506052347938</id><published>2007-10-28T14:56:00.000+02:00</published><updated>2007-10-31T00:08:39.107+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sinema'/><title type='text'>SİL BAŞTAN</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RySVQLHbkQI/AAAAAAAAAGE/ithT1regINs/s1600-h/sunsh%C4%B1ne.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5126386380948869378" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RySVQLHbkQI/AAAAAAAAAGE/ithT1regINs/s320/sunsh%C4%B1ne.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hemen hemen herkesin hayatının bir bölümünde yaşananlara isyan ettiği,yaşanmış olan herşeyi unutmak istediği anlar vardır.Böyle anlarda insan içinden binbir türlü şey söyler,fakat olayları hala hatırlıyor olmak ve unutamamak insanın canını çok fazla sıkar.Bu gibi durumlarda unutmak istediğiniz şeyleri kafanızdan tamamı ile silmek istersiniz ama bir türlü bunun bir yolunu bulamazsınız.Keşke unutmamın bir yolu olsaydı dersiniz kendi kendinize.Peki eğer bu isteğiniz gerçekleşebilir olsaydı ve unutmak istediklerinizi silme şansınız olsaydı ne yapardınız?Muhtemelen çoğu insan aynı şeyi yapardı...Unutmak istediği herseyi siler ve hayata kaldığı yerden devam ederdi.İşte bu film de birbirine aşık olan fakat zamanla yaşadıkları &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RySUIrHbkPI/AAAAAAAAAF8/e9NQhPthBHw/s1600-h/mind.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5126385152588222706" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RySUIrHbkPI/AAAAAAAAAF8/e9NQhPthBHw/s320/mind.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;kötü şeyler yüzünden ayrılma noktasına gelen çiftin kafalarından iyi kötü yaşanan tüm anıları sildirmek üzere doktora başvurmasıyla gelişen olayları anlatıyor.Olaylar öyle ilginç gelişiyor ki zamanla çift,hala birbirini çok sevdiğini anlıyor ve bu silme işleminin durdurulması için hem komik hemde duygusal serüvenlere girişiyor.Yaşamımızda anlık,duygusallıkla aldığımız kararların ileride bizde ne gibi duygular uyandırabileceğini gösteren &lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RySOubHbkOI/AAAAAAAAAF0/q5r2XWIDtWk/s1600-h/spotless.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5126379204058517730" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RySOubHbkOI/AAAAAAAAAF0/q5r2XWIDtWk/s320/spotless.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;gerçekten de hoş bir film.Günlük hayatımızda her hangi bir karar alırken, geçmişteki yaşanan güzel şeyleri ve alacağımız kararların ileride ki olası sonuçlarını nedense hiç değerlendirmemizin içine almıyoruz.Bu eksik değerlendirme sonucu vardığımız kararlar çoğu zaman düşünme biçimimize paralel olarak,kötü ve aslında istemediğimiz sonuçlara yol açıyor.Olayların sıcak, duyguların karışık olduğu bir zamanda sağlıklı düşünmek,doğru bir değerlendirme yapmak pek mümkün olmuyor biliyorum ama,yaşananları tekrar düşününce tüh dememek için olayları,geçmişi ve ilerideki olası sonuçlarını sakin bir biçimde değerlendirmek gerekiyor sanırıyorum.Film bu konuyu anlatırken bir yandan da yaşanan duygu geçişleriyle sevginin anlamı ve içeriği konusunda özellikle,aklında soru işaretleri olanlar için farklı bir bakış açısı ve farklı bir tarif sunuyor.Kurgusu,anlatım şekli,müzikleri ve özellikle Kate Winslet'ın mükemmel oyunculuğu ile film, gerçektende izlenmeye değer.Kafasında biraz daha soru işareti taşımak isteyenlere önerilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RySHIrHbkJI/AAAAAAAAAFM/Ua2F49Lcl2g/s1600-h/images.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-1680222506052347938?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/1680222506052347938/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=1680222506052347938' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/1680222506052347938'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/1680222506052347938'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2007/10/eternal-sunshine-of-mind.html' title='SİL BAŞTAN'/><author><name>redeucalptus</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-BTCE0Hm9GnY/TiLffjgL1AI/AAAAAAAAAOY/JerqTmL23CI/s220/php9vkaP2PM.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RySVQLHbkQI/AAAAAAAAAGE/ithT1regINs/s72-c/sunsh%C4%B1ne.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-8038902737060693778</id><published>2007-10-23T19:22:00.000+03:00</published><updated>2007-10-25T13:32:27.155+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>DİKKAT!!! PROVAKASYON OLABİLİR!!!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/Rx4gvrOc1qI/AAAAAAAAAEw/vya7VNqFZ8Q/s1600-h/dikkat.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5124569429423478434" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/Rx4gvrOc1qI/AAAAAAAAAEw/vya7VNqFZ8Q/s200/dikkat.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/Rx4gIrOc1pI/AAAAAAAAAEo/ZMis8_q4hSs/s1600-h/lin%C3%A7+ve+sald%C4%B1r%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5124568759408580242" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/Rx4gIrOc1pI/AAAAAAAAAEo/ZMis8_q4hSs/s200/lin%C3%A7+ve+sald%C4%B1r%C4%B1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ülkemiz pazar günü Hakkariden gelen acı haberle yasa boğuldu.Yine o istenmeyen acı haber geldi ve gelen yine şehit haberiydi.Yakın zamanda gelen acı haberlerden sonra tekrar benzer şekilde 15 şehidin verilmesi ülkenin her köşesinde ses getirdi.Ülkenin çeşitli yerlerinde yaşanan acı olayların verdiği duygusal durumun ve ardarda yaşanan acı olayların etkisiyle geniş katılımlı fakat bir o kadar da şiddet dolu söylemler içeren eylemler meydana gelmeye başladı.Eylemlerde &lt;strong&gt;"dişe diş, kana kan ,intikam intikam"&lt;/strong&gt; sloganları atılmaya başlandığı ve halkların birbiriyle çatışmasına sebep olacak aşırı reaksiyonların içine girildiği görüldü.Ayrıca yaşanan terör olaylarından sonra kendilerini daha çok ortada göstermek isteyen bazı gruplar çeşitli sol parti ve derneklere de saldırmaya başladı.İşin boyutu her geçen gün daha farklılıaştırılmaya çalışılıyor ve toplumda yarılmalara sebep olacak dışlayıcı,faşizan hareketler kendilerine düşen görevleri yapmaya koyuluyorlar.Bu yüzden de durumu değerlendiren,düşünen insanların yaşanan şu olaylar sırasında daha sakin ve soğukkanlılıkla olaylara yaklaşmasında fayda var.Çünkü havada buram buram provakasyon kokusu var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-8038902737060693778?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/8038902737060693778/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=8038902737060693778' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/8038902737060693778'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/8038902737060693778'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2007/10/dikkkat-provakasyon-ortami.html' title='DİKKAT!!! PROVAKASYON OLABİLİR!!!'/><author><name>redeucalptus</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-BTCE0Hm9GnY/TiLffjgL1AI/AAAAAAAAAOY/JerqTmL23CI/s220/php9vkaP2PM.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/Rx4gvrOc1qI/AAAAAAAAAEw/vya7VNqFZ8Q/s72-c/dikkat.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-6861854775823787351</id><published>2007-10-17T21:16:00.001+03:00</published><updated>2007-10-25T13:33:35.641+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>YETER ARTIK! KARDEŞ KANININ AKMASINA SON!!!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RxZSZ7Oc1mI/AAAAAAAAAEM/idBwYmWWCpE/s1600-h/%C5%9Fehit.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5122372231529027170" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RxZSZ7Oc1mI/AAAAAAAAAEM/idBwYmWWCpE/s200/%C5%9Fehit.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Şırnak ta yaşanan vahşice saldırı sonucu 15 tane canın yaşamını yitirmesi gerçektende herkesi çok fazla üzdü.Ülkede kardeşlik seslerinin yükseltilmeye çalışıldığı,hem Türk hem de Kürt milliyetçiliğine karşı hareketin oluşturulmaya çalışıldığı, diyalog yollarının yavaş yavaş açıldığı bir dönemde böyle bir üzücü olayın gerçekleşmesi ülkede bir çok dengeyi altüst etti.Yaşanan acı olaylardan dolayı bazı çevrelerin yaptığı milliyetçi katkıların da etkisi ile ülke gündemine tezkerede girmiş oldu.Şu sıralar sınır ötesi müdahale planları ve hazırlıkları yapıla dursun ülkede sınır ötesine müdahaleye karşı çıkan gruplardan pek ses çıkmıyor.Muhtemelen bunun sebebi milliyetçi,ulusalcı cephe tarafından vatan haini olarak damgalanmak ve insanlardan tepki görme korkusu olsa gerek.Oysa ki yaşanan olayların duygusallığı ile hareket ediliyor ve akılcı çözümler üretilmiyor.Yapmak istediğimiz hamleler genelde duygusallıkla alınmış ve korku temelinde kararlar oluyor,fakat asıl sorunun temeline inildiğine inanmıyorum.Tabi ki de bende ülkemin diğer insanları gibi ölen askerlerimize &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RxZSC7Oc1lI/AAAAAAAAAEE/X8rBKBJrAYc/s1600-h/pkk.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5122371836392035922" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RxZSC7Oc1lI/AAAAAAAAAEE/X8rBKBJrAYc/s200/pkk.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;çok üzülüyorum ve bu terör olayının bir an önce durdurulmasını istiyorum,fakat diğer insanlardan farklı olarak sorunun içimizde olduğu gibi çözümünde dışarıda değil yine içimizde bulunabileceğine inanıyorum.İçeride yapılması gerekenin Kürt vatandaşlarımızın kendilerini özgürce ifade edebildikleri,baskı görmedikleri ve doğu bölgemizde yaşanan işsizlik probleminin ortadan kaldırıldığı bir ortamın oluşturulmasıdır.Özellikle yeni iş sahalarının açılması Türkiye’nin bir çok sorununu ortadan kaldıracak.Örnek vermek gerekirse doğuda bölgenin iklimi ile uyumlu, iklim şartlarından çok ağır bir şekilde etkilenmeyecek ufak ama halkın öz, kolektif gücü ile üretim yapacağı küçük işletme yerleri açılabilir.Doğuda tüm bölgeyi kapsayacak şekilde,yaygın ufak işletmelerin açılması ile insanların birincisi işsizlik sorununu ortadan kaldırmış olacağız ve insanların üretim sürecine katılmasını sağlamış olacağız.İkincisi bu küçük işletmeler yapıları gereği bölgede ki aşiret ağalarının etkinliğini azaltmış ve bölgenin feodal bağlarını kırmış olacağız.Kırılan bu bağlar sayesinde doğuda yaşanan ,kadınlar üzerinde kurulan baskının,törenin etkisini azaltmış ve kadınlarımıza iyi bir eğitim desteği ile de kendini ifade etme ortamı yaratmış olacağız.Üçüncüsü bölge insanı bu işletmelerden kazanç elde ettiği için doğal olarak o kuruluşlara sahip çıkacak ve bölgede terör örgütünün barınmasına, kendi bölgelerini koruyarak engel olmuş olacak.Böylece terör örgütünün bölge insanı ile kurulan bağı kesilmiş ve sahip olduğu halk desteğini kaybetmiş olacak.Dördüncü olarak bölgede üretim artışına bağlı olarak insanların sosyal talepleri değişecek ve bölge insanı üretim sürecinin sonucu elde ettiği gelirlerle kendi bölgelerini eğitim,kültür alanında daha fazla geliştirebileceği bir ortam bulacak.Böylece bölge eğitim düzeyi olarak ta yükselecek ve ülkemizde eğitim olanaklarına ulaşma şansı ülkenin diğer kısımlarıyla benzer seviyelere gelecek.Belki de tüm bu süreçler sonunda doğu bölgesi ülkemizin kalkınmasında itici güç olacak ve bu sayede eğitim,sağlık,terör,kadın hakları,işsizlik,aşiret ağaları gibi problemleri çok kısa bir sürede olmasa da çözüme kavuşturacaktır.Fakat unutulmaması gereken nokta yapılan bu hamleleri bölge insanını kendini ifade edebildiği,özgürce konuşabildikleri ve taleplerini rahatlıkla ifade edebildiği&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5122371681773213250" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RxZR57Oc1kI/AAAAAAAAAD8/b00SEAKyphY/s200/no+war.jpg" border="0" /&gt; demokratik bir ortamda uygulamalıyız.Böylece terör sorununu ebediyen çözmüş ve doğuda ki vatandaşlarımızla birlikte kardeşçe yaşayacağımız adil,özgür,eşit ve hakça bir düzeni kurabiliriz.Yeter ki çözümü dışarıda değil içeride arayalım.Yarınlara dair umutlarımızın gerçeğe dönüşmesi imkansız değil, sadece biraz istemek yeterli olacak güzel günler için…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RxZR57Oc1kI/AAAAAAAAAD8/b00SEAKyphY/s1600-h/no+war.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-6861854775823787351?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/6861854775823787351/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=6861854775823787351' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/6861854775823787351'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/6861854775823787351'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2007/10/yeter-artik-karde-kaninin-akmasina-son.html' title='YETER ARTIK! KARDEŞ KANININ AKMASINA SON!!!'/><author><name>redeucalptus</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-BTCE0Hm9GnY/TiLffjgL1AI/AAAAAAAAAOY/JerqTmL23CI/s220/php9vkaP2PM.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RxZSZ7Oc1mI/AAAAAAAAAEM/idBwYmWWCpE/s72-c/%C5%9Fehit.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-3129003094139347650</id><published>2007-10-17T15:33:00.000+03:00</published><updated>2007-10-25T13:33:35.641+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>MALEZYA YA DA TAYVAN OLMAK İSTEMİYORUZ!!!</title><content type='html'>Sermaye dostu ve neo-liberalizmin en hararetli savunucusu olan AKP nin tekrar seçilmesinin ardından, hükümet kaldığı yerden icraatlerine devam ediyor..Seçimlerde aleni bir şekilde cemaatlerin de desteğini alan AKP şimdi de anayasa değişikliğine hazırlanıyor.Hazırlanıyor diyorum çünkü gerçekten de bu işi kendi başına yürütüyor ve kimseyle paylaşmıyor yada fikir alışverişinde bulunmuyor.Medyaya sızan anayasa taslaklarında ise buram buram neo-liberal politikalar &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RxYBm7Oc1gI/AAAAAAAAADc/GkT69jTS-70/s1600-h/malezya.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5122283394425476610" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RxYBm7Oc1gI/AAAAAAAAADc/GkT69jTS-70/s200/malezya.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;kokuyor.Anlaşılan o ki kaldıkları yerden ülkeyi “babalar gibi” satmaya devam edecekler.Bir yandan ülkeyi satarken diğer yandan ele geçirdikleri sermayenin de etkisiyle toplumda hem cemaatler yoluyla, hem de çıkardıkları kanunlarla ülkeyi uzun süredir k&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RxYB7LOc1hI/AAAAAAAAADk/SG2NEwUzrAY/s1600-h/t%C3%BCrban.jpg"&gt;&lt;/a&gt;onuşulan ılımlı İslam örneği olan Malezya’ya çevirmeye çalışıyorlar.Ülkemize adam akıllı sermaye girişini başaramamış olan ABD, kendi misyonunu temsil edebileceğini gördüğü AKP ye destek vererek bir şekilde gerçekleştiremediği sermaye girişini ılımlı İslam yolu ile gerçekleştirmeye çalışıyor.Şu anda bu görevi hakkı ile yapan AKP, ne kadar daha görevde kalır bilinmez ama uzun dönemde daha iktidarda kalırsa ülkemizi ılımlı bir İslam&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RxYCKrOc1iI/AAAAAAAAADs/mq8HTo19WQ0/s1600-h/capitalizm.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5122284008605799970" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RxYCKrOc1iI/AAAAAAAAADs/mq8HTo19WQ0/s200/capitalizm.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; ülkesi haline getirme tehlikesi ile karşı karşıyayız.Eğer tersine ABD,AKP ile yollarını ayırırsa kendine muhtemelen liberal politikaları devam ettirecek sosyal demokrat bir parti ile yola devam edecek ve olasıdır ki bu politikaların ülkemizde tam olarak oturmasını sağlayacaktır.Bu durumda sosyal demokrat grup “Malezya olmaktan kurtulacağız” ve “ülkeyi kurtardık” nidaları ile muhtemelen ülkeyi satmaya devam edecek ve sonunda da tahminimce Tayvan gibi bir ülke olacağız.&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RxYCkLOc1jI/AAAAAAAAAD0/nn4I2DehTh4/s1600-h/t%C3%BCrban.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5122284446692464178" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RxYCkLOc1jI/AAAAAAAAAD0/nn4I2DehTh4/s200/t%C3%BCrban.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tayvanda olduğu gibi herkesin ekonomik olarak zor koşullarda yaşadığı,liberal kuralların hakim olduğu, kadınların geçimini sağlayabilmek için zengin iş adamları ile beraber olmak zorunda olduğu bir ülke haline geleceğiz.Olası her iki seçeneğe de karşı çıkmalıyız çünkü önümüze koyulan bu seçenekler neo-liberal politikaların idarecisi olan ABD nin işidir.İkisi de meta’yı insan varlığının önüne koyan, değerleri talan eden ve insanları paranın saltanatına teslim eden politikaların uzantılarıdır.Karşı çıkış noktamız neo-liberalizme ve onun hayatımızda uygulatmış olduğu dayatmalara karşı olmalıdır.Sokakta ne herkesin kapandığı bir ülke, ne de kadınların kendini pazarladığı bir ülke istiyoruz.Eşit,özgür,adaletli ve en önemlisi &lt;strong&gt;emekten yana&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;TAM BAĞIMSIZ bir ülke istiyoruz!!!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-3129003094139347650?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/3129003094139347650/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=3129003094139347650' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/3129003094139347650'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/3129003094139347650'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2007/10/malezya-yada-tayvan-olmak-istemiyoruz.html' title='MALEZYA YA DA TAYVAN OLMAK İSTEMİYORUZ!!!'/><author><name>redeucalptus</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-BTCE0Hm9GnY/TiLffjgL1AI/AAAAAAAAAOY/JerqTmL23CI/s220/php9vkaP2PM.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RxYBm7Oc1gI/AAAAAAAAADc/GkT69jTS-70/s72-c/malezya.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-8795134577437956286</id><published>2007-10-16T22:33:00.000+03:00</published><updated>2007-10-25T13:33:35.641+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>NE!!!REFERANDUM MU OLACAK!!!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RxUTn7Oc1fI/AAAAAAAAADU/rw1HL3JTNgc/s1600-h/referandum.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5122021727837935090" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RxUTn7Oc1fI/AAAAAAAAADU/rw1HL3JTNgc/s200/referandum.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Yakın zamanda ülkemiz sınırları dahilinde, bizi ilgilendiren ve &lt;strong&gt;belki de&lt;/strong&gt; yaşamımızı etkileyecek konularla ilgili referandum yapılacak&lt;strong&gt;mış.Gerçekten&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;de&lt;/strong&gt;... Kulaktan dolma,neyin ne olduğunu,içeriğini bilmediğimiz bir konuda bize danışacaklar&lt;strong&gt;mış&lt;/strong&gt;.Bizlerinse,danışacakları konu hakkında her hangi bir fikrimiz yok.Fikrimizin olmamasının sebebi ise olayları ancak dedikodu havasında mışlı geçmiş zamanla öğrenebiliyor olmamız.İşin garip yanı,konunun içeriğini bilmesek de bildiğimiz tek şey,şu anda gümrükte oylar kullanılıyor olmasına rağmen taslağın üzerinde hala değişiklikler yapılıyor olduğu.Olayların açıklığından ve ciddiliğinden de anlaşılacağı üzere herşey sanal bir şekilde,kulaktan dolma şekilde devam ediyor ve referandum günü gittikçe yaklaşıyor.Referandum rezaleti gerçekleşmeden ya referandum ertelenerek yapılacak olan referandumun içeriği hakkında insanlar bilgilendirilsin ya da göstermelik demokrasi oyununa bir an önce son verilsin.Mümkünse haberlerinin olmadığı bir konuda insanların fikrine danışılmasın.Tabi amacınız gerçekten danışmaksa...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-8795134577437956286?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/8795134577437956286/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=8795134577437956286' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/8795134577437956286'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/8795134577437956286'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2007/10/nereferandum-mu-olacak.html' title='NE!!!REFERANDUM MU OLACAK!!!'/><author><name>redeucalptus</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-BTCE0Hm9GnY/TiLffjgL1AI/AAAAAAAAAOY/JerqTmL23CI/s220/php9vkaP2PM.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RxUTn7Oc1fI/AAAAAAAAADU/rw1HL3JTNgc/s72-c/referandum.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-7711667589234028659</id><published>2007-10-09T20:17:00.000+03:00</published><updated>2007-10-28T16:09:44.696+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gündem'/><title type='text'>40 YIL SONRA CHE</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/Rwu4VLOc1bI/AAAAAAAAACs/C5qUf_WkYUE/s1600-h/images.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5119388075366864306" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/Rwu4VLOc1bI/AAAAAAAAACs/C5qUf_WkYUE/s200/images.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_0"&gt;Ölümünün&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_1"&gt;ard&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_2"&gt;ndan&lt;/span&gt; tam kı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_3"&gt;rk&lt;/span&gt; yıl &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_4"&gt;geçti&lt;/span&gt;,&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_5"&gt;fakat&lt;/span&gt; o &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_6"&gt;hala&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_7"&gt;tüm&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_8"&gt;dünya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_9"&gt;halklar&lt;/span&gt;ının &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_10"&gt;kalbinde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_11"&gt;yaşamaya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_12"&gt;devam&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_13"&gt;ediyor&lt;/span&gt;. CHE &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_14"&gt;sevgisini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_15"&gt;hala&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_16"&gt;kalbinde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_17"&gt;yaşayanlar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_18"&gt;için&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_19"&gt;bugün&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_20"&gt;Birgün&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_21"&gt;gazetesinde&lt;/span&gt; CHE &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_22"&gt;ile&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_23"&gt;ilgili&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_24"&gt;baz&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_25"&gt;dikkat&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_26"&gt;çekici&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_27"&gt;yaz&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_28"&gt;lar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_29"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_30"&gt;fotoğraflar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_31"&gt;vard&lt;/span&gt;ı.&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_32"&gt;Okuduğum&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_33"&gt;yaz&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_34"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_35"&gt;etkilendiğim&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_36"&gt;baz&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_37"&gt;noktalar&lt;/span&gt; var.&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_38"&gt;Bunlar&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_39"&gt;çevremdekilere&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_40"&gt;heyecan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_41"&gt;içinde&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_42"&gt;anlatm&lt;/span&gt;ış &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_43"&gt;olsam&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_44"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_45"&gt;bunu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_46"&gt;sizlerle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_47"&gt;de&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_48"&gt;paylaşmak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_49"&gt;istiyorum&lt;/span&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*CHE &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_50"&gt;nin&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_51"&gt;ünlü&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_52"&gt;fotoğraf&lt;/span&gt;ını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_53"&gt;çeken&lt;/span&gt; Alberto &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_54"&gt;Korda&lt;/span&gt;,2000 yılı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_55"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_56"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_57"&gt;votka&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_58"&gt;firmas&lt;/span&gt;ının &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_59"&gt;reklamlar&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_60"&gt;nda&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_61"&gt;fotoğraf&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_62"&gt;kulland&lt;/span&gt;ığı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_63"&gt;için&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_64"&gt;dava&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_65"&gt;açt&lt;/span&gt;ı.&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_66"&gt;Fotoğraf&lt;/span&gt;ın &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/Rwu9XrOc1cI/AAAAAAAAAC0/yRfaULY6EZM/s1600-h/P1110375.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5119393615874676162" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/Rwu9XrOc1cI/AAAAAAAAAC0/yRfaULY6EZM/s200/P1110375.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_67"&gt;kullan&lt;/span&gt;ımı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_68"&gt;yla&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_69"&gt;ilgili&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_70"&gt;şöyle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_71"&gt;diyordu&lt;/span&gt;:"&lt;strong&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_72"&gt;Bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_73"&gt;Rus&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_74"&gt;votkas&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_75"&gt;markas&lt;/span&gt;ı.&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_76"&gt;Rusya'n&lt;/span&gt;ın en &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_77"&gt;köklü&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_78"&gt;votkas&lt;/span&gt;ı,&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_79"&gt;ayr&lt;/span&gt;ıca &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_80"&gt;çarl&lt;/span&gt;ık &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_81"&gt;zaman&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_82"&gt;nda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_83"&gt;saray&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_84"&gt;resmi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_85"&gt;votka&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_86"&gt;tedarikçisi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_87"&gt;kabul&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_88"&gt;edilmiş&lt;/span&gt;.Che Guevara&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;'nın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_89"&gt;uğrunda&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_90"&gt;öldüğü&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_91"&gt;görüşleri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_92"&gt;destekleyen&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_93"&gt;biri&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_94"&gt;olarak ,&lt;/span&gt;bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_95"&gt;fotoğraf&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_96"&gt;onun&lt;/span&gt; anısını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_97"&gt;yaşatmaya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_98"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_99"&gt;dünyadaki&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_100"&gt;sosyal&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_101"&gt;adaleti&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_102"&gt;sağlamaya&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_103"&gt;çal&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_104"&gt;şanlar&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_105"&gt;kullanmas&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_106"&gt;na&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_107"&gt;karşı&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_108"&gt;değilim&lt;/span&gt;,&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_109"&gt;fakat&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_110"&gt;alkol&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_111"&gt;gibi&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_112"&gt;ticari&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_113"&gt;nesnelerin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_114"&gt;reklam&lt;/span&gt;ını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_115"&gt;yapmak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_116"&gt;için&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_117"&gt;Che'nin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_118"&gt;şöhretini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_119"&gt;kullananlar&lt;/span&gt;ın &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_120"&gt;kesin&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_121"&gt;olarak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_122"&gt;karş&lt;/span&gt;ısı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_123"&gt;nday&lt;/span&gt;ım."&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_124"&gt;Korda&lt;/span&gt;, &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_125"&gt;açt&lt;/span&gt;ığı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_126"&gt;davadan&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_127"&gt;kazand&lt;/span&gt;ığı 50 bin &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_128"&gt;dolar&lt;/span&gt;ı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_129"&gt;Küba&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_130"&gt;sağl&lt;/span&gt;ık &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_131"&gt;sistemine&lt;/span&gt; bağı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_132"&gt;şlad&lt;/span&gt;ı&lt;strong&gt;."&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_133"&gt;Eğer&lt;/span&gt; Che &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_134"&gt;yaşasayd&lt;/span&gt;ı o &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_135"&gt;da&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_136"&gt;ayn&lt;/span&gt;ısını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_137"&gt;yapard&lt;/span&gt;ı" &lt;/strong&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_138"&gt;diyordu...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_139"&gt;Ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_140"&gt;yine&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_141"&gt;konu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_142"&gt;ile&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_143"&gt;bağlant&lt;/span&gt;ılı &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_144"&gt;bir&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_145"&gt;şiir&lt;/span&gt;;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_146"&gt;Dünya&lt;/span&gt; bu &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_147"&gt;kadar&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_148"&gt;güzel&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_149"&gt;olur&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_150"&gt;muydu&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_151"&gt;yine&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Diplomasını &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_152"&gt;çerçeveletip&lt;/span&gt; para &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_153"&gt;kazanma&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_154"&gt;derdine&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_155"&gt;düşseydi&lt;/span&gt; Dr.Che&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_156"&gt;Yüreğini&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_157"&gt;dağlara&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_158"&gt;asmak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_159"&gt;yerine&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_160"&gt;SUNAY&lt;/span&gt; AKIN&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;*&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_161"&gt;DEVRİM&lt;/span&gt;,&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_162"&gt;sözcüklerle&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_163"&gt;yaşat&lt;/span&gt;ı&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_164"&gt;lamaz&lt;/span&gt;.&lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_165"&gt;Onun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_166"&gt;uğruna&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_167"&gt;yaşamak&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_168"&gt;ve&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_169"&gt;onun&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_170"&gt;uğruna&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_171"&gt;ölmek&lt;/span&gt; &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_172"&gt;gerekir&lt;/span&gt;.&lt;span style="color:#cc0000;"&gt; ERNESTO CHE &lt;span class="blsp-spelling-error" id="SPELLING_ERROR_173"&gt;GUEVERA&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-7711667589234028659?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/7711667589234028659/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=7711667589234028659' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/7711667589234028659'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/7711667589234028659'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2007/10/40yil-sonra-che.html' title='40 YIL SONRA CHE'/><author><name>redeucalptus</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-BTCE0Hm9GnY/TiLffjgL1AI/AAAAAAAAAOY/JerqTmL23CI/s220/php9vkaP2PM.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/Rwu4VLOc1bI/AAAAAAAAACs/C5qUf_WkYUE/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-8138351450838393508</id><published>2007-10-07T23:13:00.000+03:00</published><updated>2007-10-25T13:28:44.886+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kitap'/><title type='text'>TÜFEK,MİKROP VE ÇELİK/JARED DİAMOND</title><content type='html'>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5118697345841419634" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RwlEHbOc1XI/AAAAAAAAACM/OAVIQExyclw/s200/t%C3%BCfek,mikrop+ve+%C3%A7elik.jpg" border="0" /&gt;Tüfek,mikrop ve çelik ,tarihin derinliklerinden bu günlere kadar ki süreçte bazı toplumların neden daha hızlı geliştiği bazılarınınsa neden geri kaldığına dair değerlendirmelerde bulunan ve bunu sebeplerini coğrafyada bulan bir kitap.Kitap değerlendirmeleri ile sınıf savaşımından daha öncesine,bu sınıfların oluşum süreçlerine ve toplumun gelişim dinamiklerine göz atıyor.Değerlendirmelerinde kıtanın doğrultusunun,nüfusun fazlalığının,hayvan ve bitki türlerine ulaşabilirliğin,bilgiye ulaşabilirliğin önemine vurgularda bulunuyor.Kitap genel anlamı ile akıcı dili, insanı sorgulamaya sevkeden yönü ve de içerdiği bilimsel bilgiler açısından gerçekten de çok güzel.Fakat yazarın, kitabın ortalarında kendi düşüncelerinin genel mantığını açıklamış olmasından olsa gerek, bir noktadan sonra çok uzun tekrarlar yapıyor ve aynı şeyleri okuyormuş hissi uyandırıyor. Sonunu şirketlerin verimliliklerini nasıl arttırırız diyerek bitirmesi rahatsız edici olsada, keyif alacağınız güzel bir kitap.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;kitaptan kısa kısa notlar...&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;*&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-8138351450838393508?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/8138351450838393508/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=8138351450838393508' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/8138351450838393508'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/8138351450838393508'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2007/10/tfekmikrop-ve-elikjared-diamond.html' title='TÜFEK,MİKROP VE ÇELİK/JARED DİAMOND'/><author><name>redeucalptus</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-BTCE0Hm9GnY/TiLffjgL1AI/AAAAAAAAAOY/JerqTmL23CI/s220/php9vkaP2PM.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RwlEHbOc1XI/AAAAAAAAACM/OAVIQExyclw/s72-c/t%C3%BCfek,mikrop+ve+%C3%A7elik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-244282269401636707.post-4630648993256114422</id><published>2007-10-07T09:47:00.000+03:00</published><updated>2007-10-09T00:09:42.428+03:00</updated><title type='text'>HER KONUDA YENİDEN MUHALEFET</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RwiDXrOc1WI/AAAAAAAAACA/d-oaxdXw6sg/s1600-h/gÃ¼neÅ.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5118485419270133090" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RwiDXrOc1WI/AAAAAAAAACA/d-oaxdXw6sg/s200/g%C3%BCne%C5%9F.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; DÜŞÜNCELERİN KARMAKARIŞIK OLDUĞU, MUHALEFETİN YAPILMADIĞI BU GÜNLERE İNAT &lt;strong&gt;YENİDEN MUHALEFET&lt;/strong&gt; HERŞEYİ BURADA PAYLAŞACAK!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/244282269401636707-4630648993256114422?l=yenidenmuhalefet.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/feeds/4630648993256114422/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=244282269401636707&amp;postID=4630648993256114422' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/4630648993256114422'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/244282269401636707/posts/default/4630648993256114422'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yenidenmuhalefet.blogspot.com/2007/10/her-konuda-yeniden-muhalefet.html' title='HER KONUDA YENİDEN MUHALEFET'/><author><name>redeucalptus</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='19' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/-BTCE0Hm9GnY/TiLffjgL1AI/AAAAAAAAAOY/JerqTmL23CI/s220/php9vkaP2PM.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_1SuPKxeqP1I/RwiDXrOc1WI/AAAAAAAAACA/d-oaxdXw6sg/s72-c/g%C3%BCne%C5%9F.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
